Yazı Detayı
22 Nisan 2018 - Pazar 16:58 Bu yazı 746 kez okundu
 
SPOR MEDYASININ BİREYSEL VE TOPLUMSAL ETKİLERİ
Öğr.Gör. Süleyman TUZCU
stuzcu51@gmail.com
 
 

Türkiye’de spor geniş bir yelpazesi olan bir kavram haline gelmiştir. Spor medyası da bu durumda kendine düşen payı almaktadır. Spor medyası takipte önemli bir paya sahip olup, medyanın insanlar üzerindeki gücünü fazlasıyla fark ettirmektedir. Spor basını sayesinde, kamuoyu karşılaşma sonrası verilen kararları, sporcunun performansını kurallar çerçevesinde, eleştirel gözle yorumlayabilmektedir.

 

Başta futbol müsabakaları olmak üzere; güncel olarak yaşadığımız kavgalar ve sorunlar ülke gündeminin bile önüne geçebilmektedir. Kitleleri ve insanları bu derece etki altına alan sporun ve bunu yansıtan medyanın duyarlı ve tutarlı olması konusu; toplumsal barışın sağlanmasında çok önemli bir konu ve çözüm aranan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Günümüzde sosyal medya, spor medyasını takipte önemli bir yer edinmiştir. Sosyal medya üzerinden oyunun seyri, sonucu hakkında yorum yapılabilmekte aynı zamanda kullanıcıların farklı görüş ve düşünceleri anlık olarak görülebilmektedir. Spor kamuoyunun yanı sıra sporcular da sosyal medya da yorumlarını paylaşmaktadırlar. Sporcuların sponsorluk anlaşmalarına sosyal medya hesapları da dahil edilirken; bazı sporcular, sosyal medyada tek bir mesajları bile gündem yaratabilmektedir. Sosyal medya, sporu da, sporcuyu da, spor gündemini de bir hayli değiştirmektedir.

 

Sporun etkileyici ve kapsayıcı gücü hesaba katılarak, ticari ve ekonomik beklentiler nedeniyle medya organlarının reklam, rekabet, tiraj ve reyting kavgaları ortaya çıkmış, bunun sonucunda, spor kamuoyunun önemi daha da artmıştır. Bu nedenle spor kamuoyunu sadece tüketici anlamda görmek yerine, sporun insanlar ve toplumu üzerinde; birleştirici, kaynaştırıcı, sosyalleştirici  özelliklerini geliştiren yayın ve programların teşvik edilmesi ve sporun barış, kardeşlik ve centilmenlik duygularını pekiştiren yayın ve programlar yaygınlaştırılmalıdır.

 

Günümüzde, çağdaş sporun yaygınlaşmasında kitle iletişim araçları, önemli bir rol üstlenmiştir. Sporun kamuoyuna aktarılması ve büyük hayran kitlelerinin oluşmasında ilk olarak gazeteler sonra radyo ve televizyon son olarak da internet aracılık etmiştir. Her ne kadar, en kolay ve ucuz yoldan ulaşabildiğimiz televizyon ise de; artık cep telefonlarımızda ve her an yanımızda olan internet ve sosyal medya, televizyondan daha yaygın kullanılan kitle iletişim aracı haline gelmektedir. Konu spor medyası olduğunda; televizyonun kitle iletişim araçlarındaki en üst sıradaki önemli ve etkileyici rolü halen devam etmektedir.

 

Spor medyasının amacı, spor olaylarıyla ilgili objektif, tarafsız, basın ve spor ahlakına uyun bilgi iletmek, olmalıdır. Bu amacın tersine, sporda kavga, şiddet, tahammülsüzlük, saldırı, fanatizm  duygularının gelişmesini tetikleyebilmektedir. Spor medyası, holiganizm ile sporda şiddet  olaylarının gelişmesinde etken rol oynayan faktörlerden biri olmakla eleştirilmektedir. Spor medyası,  zaman zaman sporun profesyonelleşmesiyle şiddet içeren ifadeler kullanmakta ve etik değerlerin uygulanmasında da duyarsız kalabilmektedir.

 

Kitle iletişim araçlarının oluşturduğu kamuoylarından birisi de spor kamuoyudur. Fakat, sporun etkileme gücünü; reyting, reklam, tiraj ve ekonomik kaygılarla dejenere etmek, sadece spora değil, topluma yapılmış en büyük ihanettir. Bundan dolayı spor medyasına yön veren kişilerin istek ve amaçlarının ne olduğu; eğitimi, birikimi ve etik değerlere olan bağlılığı büyük önem kazanmaktadır.

 

Geçmişten günümüze, spor ve medya karşılıklı etkileşim içindedirler. Özellikle sporun geniş kitlelere yayılmasında kitle iletişim araçlarının büyük rolü vardır, aynı zamanda spor yapma olanağına sahip olmayan çoğunluğun spora ilgi duyması kitle iletişim araçları sayesinde olmuştur.

 

Spor medyasının gerek bizim araştırmamızda, gerekse ilgili araştırmalarda da görüldüğü üzere genç kuşaklar tarafından yoğun bir şekilde takip edildiği bilinmektedir. Temel amacı ve özü dostluk, barış ve kardeşlik gibi duyguları geliştirmesi hedeflenen sporun olumsuz kavramlarla yerleşmemesi için spor medyasına önemli sorumluluk düşmektedir. Yazılı, sesli, görüntülü ve elektronik medyadaki; Spor Medyasının temsilcisi olan gazetecilerin, yazarların ve sporla ilgili gelişmeleri aktarırken barışçıl ifadeler seçmeye özen göstermelidirler. Spordaki tatlı rekabeti, olumsuz yönde etkileyen yayın politikasından vazgeçebilmeleri için meslek içi bir özdenetim ve otokontrol sistemi getirilmelidir. Spor medyasında istenilen düzeyde; başarıyı takdir etme, tatlı rekabet, objektiflik, yenilgiyi kabullenme, centilmenlik, saygı, sevgi, dostluk, kardeşlik duygularını geliştirecek, programlar ve yayınlar yaygınlaştırılmalıdır. Yazılı, sesli, görüntülü ve elektronik medyadaki; kavga, şiddet, fanatizm, holiganizm gibi çatışmacı duyguları teşvik edici yayınlar, programlar konusunda yasal tedbirler yanında, kamuoyu baskısı ve basın iç denetim mekanizmaları uygulanmalıdır. Medya kuruluşlarının uyma taahhüdünde bulundukları, evrensel ve ulusal gazetecilik prensipleri ile “Basın Yasasına” ve  “Basın Meslek İlkeleri’ne” uyması sağlanmalıdır. Spor medyası mensupları, gerek spor ahlakına, gerekse basın ahlakına uygun gazetecilik ve yayıncılık yapma sorumluluğunun farkına varmalı ve bu bilinçle mesleklerini icra etmelidirler.

 
Etiketler: SPOR, MEDYASININ, BİREYSEL, VE, TOPLUMSAL, ETKİLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı
ankara escort
tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort